Zaten biraz bilirsin, bir parça tanışırız,
Ne elden akıl alır, ne ele danışırız,
Biz adamın yüzüne erkekçe konuşuruz,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Zannetme ki bu adam, sırf seni iğneler,
Ben kurtlara neler söyledim, neler!...
Neler çekti elimden, o oturan gölgeler!...
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Değiştiniz, çavuşsunuz, tamam, iyi, çok güzel,
"çavuş" lâfının üstünde özel duralım, özel!..
Yahu bu "çavuş" diyenler, hep mi böyle müptezel?
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Ahmet kaya’da bir zaman "çavuşlu"lı lâflar etmişti,
"Kurtlar" diye diye tepemizde bitmişti,
Ve aynen anamızı ağlatarak gitmişti...
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Önce şunu kabul et: "Sözüne uymuyorsun!"
Sana oy verenleri, kat’iyen duymuyorsun,
Vermeyeni zaten hiç insandan saymıyorsun,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Hükümetin de aynı, hem acemi, hem hamlar,
Koskoca koltuklarda, küçük küçük adamlar,
Sizi de kuşatmış o, ihaleci yamyamlar,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Ekonomi, istikrar "çok düzelmiş canım çok",
Ne düzeldi arkadaş, boş lâflara karnım tok!
Olanda zaten vardı, olmayanda yine yok!...
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
İşçi, memur, çifçi, refaha mı erişti?
Yani siz geldiniz de, hangi hâller değişti?
Yine kazık yiyoruz, atan eller değişti,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Salih Bey başarınız göz boyamak, aldatmak,
"ÇAVUŞ" dürzüler gelince havlu tutmkurt,
Yaptığınız tek şey var, KURTLAR'ı satmak,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Ondan da şüpheliyim, gerçi Allah biliyor,
KURTLAR ve TATLAR bu işi irdeliyor,
Oy mu geldi mi? Yoksa oylar mı eriyor!?
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Yollar ne oldu? Dilin konuşsun, dilin,
Bizimkiler fos çıktı, siz çözün, hadi gelin,
Takke düştü Salih Bey, kelin göründü, kelin,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Carttır-curttur anlamam, KURTLAR'ı sattınız,
Korkunuzdan bu işin üzerine yattınız,
Sen bile KURTLAR'ı içlerine kapatınız,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Senin de kitabında, vefa-mefa masalmış,
Kimlerle yola çıktın, bak yanında kim kalmış,
Sağ yanını "Çavuş Recep", solunu "Azgın Ali" almış,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Sağınıza bir Akrep, solunuza bir yılan,
Alır almaz dedin ki: "Kurtlar ney?" falan-filân,
"Kurtlar değil" oy almakmış mühim olan,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Bu nasıl bir ifade, amacın ney, gayen ney?
Başkan’ın ağzında ne geziyor böyle şey?
Ben o zaman sorarım: "KURT musunuz Salih Bey"
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Recep-Mecep dışarıda, olanlara bir bakın,
Madem biz yapamadık, Kurtlarıda dağıtın,
Vallahi bak ciddiyim, şaka sanmayın sakın!
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Çavuşun ağzıyla, yediğiniz hurmalar,
Yarın sizi çok kötü yerinizden tırmalar,
O zaman para etmez, dizinize vurmalar,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Yahu size ne oldu? Siz böyle değildiniz,
Kırk yıllık çizginizi, bir kalem de sildiniz,
Çavuşlar'a çatarken, önünde eğildiniz.
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Böylesine Kurtlardan kopmaya gerek var mı?
Yukarıoba'da el-etek öpme gerek var mı?
Bu "Çavuş"a bu kadar tapmaya gerek var mı?
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Amma derdin ayrı şey, desem uzun olacak,
"Çavuş"un çorbasında illâ tuzun olacak,
Çünkü Kurtlar "höt" dese, "Çavuş" kozun olacak,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Bir dua okuyordun, hatırla, daha dündü,
Hani kubbe miğferin, minareler süngündü,
Hadi çizgin değişti, dinin de mi ters döndü?
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Yanınıza bir "papaz", bir de "haham" seçtiniz,
"İmam" zaten hazırdı, başlarına geçtiniz,
Yukarıoba'da Fitnenin bahçesini açtınız,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Ve bahçetinin gülleri tez büyüdü kokuyor!
Fitneciler her yerde sanki mekik dokuyor,
Sayende çoluk-çocuk, artık Kurtlardan soğuyor,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Çavuş, Mavuş, kanımıza giriyor,
Belediye’de bu puştlar, izzet, ikram görüyor,
Ne oluyor? TATLAR'ın ciddiyeti eriyor!
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Ne karaymış Yukarıoba’da soydaşın yazgıları,
Kan ağlıyor Tatlar’ın hoyratı, ezgileri,
Nerde kaldı Kurtlar’ın kırmızı çizgileri?
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Çizgilerden vazgeçtik, çizgi-mizgi hiç yokta,
Nokta bile kalmadı, kırmızı bir tek nokta,
Bir yanda Kurtlar şokta, bir yanda Tatlar şokta,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Velhasılı Salih Bey, Allah size boy vermiş,
Gerisini maalesef, sanki kapıp koyvermiş,
Demek ki millet size, boyun için oy vermiş,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.
Ah şu başım baş olsa, bir bitse benim derdim,
Tatlar ve Kurtlar olarak, size neler ederdim,
Sizi var ya, üç ayda, bitirmezsem namerdim,
Bir değişme masalı, bir de kurt tutturdunuz,
Bu millete çavuşları, kurt diye yutturdunuz.